Almanca öğrenirken genellikle “Ben yapıyorum”, “Sen gidiyorsun” gibi durum bildiren cümlelerle başlarız. Ancak hayat her zaman bu kadar pasif değildir. Bazen birine “Kapıyı aç!” demeniz gerekir, bazen bir arkadaşınıza “Beni ara!” dersiniz, bazen de bir müşteriye “Lütfen oturun” diye yer gösterirsiniz.
İşte bu noktada Imperativ (Emir Kipi) sahneye çıkar.
Öğrencilerim genelde “Emir kipi” denince askeri bir disiplin hayal ederler. Oysa Imperativ sadece emir vermek için değil; tavsiye vermek (İlaçlarını iç), yol tarif etmek (Sağa dön) veya rica etmek (Lütfen tuzu ver) için de kullanılır.
Bugün, fiilleri nasıl birer “eylem komutuna” dönüştüreceğimizi, kime nasıl hitap edeceğimizi ve en önemlisi Almanlara kaba görünmeden nasıl iş yaptıracağımızı öğreneceğiz.
1. Altın Kural: Kime Konuşuyorsun? (Die 3 Formen)
Türkçede “Gel!” dersiniz ve bu genellikle yeterlidir. Almancada ise karşınızdaki kişiye göre strateji değiştirmeniz gerekir. Imperativ sadece doğrudan hitap ettiğimiz kişilere yapılır. Yani “O gelsin” (3. şahıs) bir emir değil, dilektir (Konjunktiv).
Bizim odaklanacağımız üç ana grup var:
- Du: Sen (Samimi olduğunuz tek kişi)
- Ihr: Sizler (Samimi olduğunuz birden çok kişi – arkadaşlar, çocuklar)
- Sie: Siz (Resmi olduğunuz kişi veya kişiler – patron, müşteri)
2. “Du” Formu: Cerrahi Operasyon
En çok kullanılan ama en çok kafa karıştıran form budur. Çünkü burada fiili biraz “budamamız” gerekir.
Normalde şimdiki zamanda (Präsens) şöyle deriz:
- Du machst die Hausaufgaben. (Ödevleri yapıyorsun.)
Bunu emir cümlesine çevirmek için iki şeyi kesip atacağız:
- Özneyi (du) at!
- Fiil sonundaki eki (-st) at!
Formül:
$$Verbstamm (Kök)$$
- Du kommst $\rightarrow$ Komm! (Gel!)
- Du gehst $\rightarrow$ Geh! (Git!)
- Du schreibst $\rightarrow$ Schreib! (Yaz!)
Kritik Detay: Sesli Harf Değişimi (Vokalwechsel)
Hatırlarsanız bazı güçlü fiillerde “e” harfi “i” veya “ie”ye dönüşüyordu (lesen -> du liest).
- İyi Haber: Bu değişim Imperativ’de KORUNUR.
- Kötü Haber (İstisna): “a” harfinin “ä” olması durumu (fahren -> du fährst) Imperativ’de İPTAL OLUR.
Örnekler:
- Lesen (Okumak): Du liest $\rightarrow$ Lies! (Oku!) – (e $\rightarrow$ ie değişimi kaldı, -st atıldı)
- Essen (Yemek): Du isst $\rightarrow$ Iss! (Ye!)
- Fahren (Sürmek): Du fährst $\rightarrow$ Fahr! (Sür!) – (Noktalar gitti!)
- Schlafen (Uyumak): Du schläfst $\rightarrow$ Schlaf! (Uyu!)
Öğretmen İpucu: Bazen fiilin sonunda fazladan bir “-e” harfi görürsünüz (Gehe! veya Mache!). Bu yanlış değildir, sadece dili yumuşatır ve daha edebi duyulmasını sağlar. Ancak konuşma dilinde genellikle atılır.
3. “Ihr” Formu: En Kolayı
Çocuklarınıza veya arkadaşlarınıza sesleniyorsunuz: “Hey, buraya gelin!”
Burada kural çok basittir. Fiili ihr şahsına göre çekimlersiniz (ihr kommt) ve sadece özneyi (ihr) atarsınız. Fiilin sonundaki “-t” eki olduğu gibi kalır.
Formül:
$$Verbstamm + t$$
- Ihr kommt $\rightarrow$ Kommt! (Gelin!)
- Ihr esst $\rightarrow$ Esst! (Yiyin!)
- Ihr wartet $\rightarrow$ Wartet! (Bekleyin!)
Gördüğünüz gibi, Du formundaki gibi kök değişimi veya harf düşmesi dertleri burada yoktur. Sadece “ihr” kelimesini cümleden silmeniz yeterlidir.
4. “Sie” Formu: Nezaket ve Resmiyet
Patronunuza, öğretmeninize veya tanımadığınız birine hitap ediyorsunuz. Burada fiil ve özne yer değiştirir. Ne fiilden ek atılır, ne de özne (Sie) cümleden çıkarılır.
Formül:
$$Verb (Infinitiv) + Sie$$
- Sie kommen bitte. $\rightarrow$ Kommen Sie bitte! (Lütfen geliniz!)
- Sie nehmen Platz. $\rightarrow$ Nehmen Sie Platz! (Yer alınız / Oturunuz!)
- Sie unterschreiben hier. $\rightarrow$ Unterschreiben Sie hier! (Burayı imzalayınız!)
Bu yapı aslında bir soru cümlesi gibidir (Kommen Sie? – Geliyor musunuz?), ancak ses tonunuz ve cümlenin sonundaki ünlem işareti (!) veya nokta, bunun bir emir/rica olduğunu belli eder.
5. Düzensiz Fiil: “Sein” (Olmak)
Almancanın yaramaz çocuğu Sein fiili, burada da kurallara uymaz. Bunu ezberlemek zorundayız çünkü “Sessiz ol!”, “Sabırlı ol!” derken sürekli kullanırız.
| Hitap | Çekim (Imperativ) | Örnek |
| Du | Sei | Sei ruhig! (Sessiz ol!) |
| Ihr | Seid | Seid brav! (Uslu durun!) |
| Sie | Seien Sie | Seien Sie vorsichtig! (Dikkatli olunuz!) |
6. Ayrılabilen Fiiller (Trennbare Verben)
Emir cümlelerinde ayrılabilen fiillerin öneki (Prefix), cümlenin en sonuna gider. Cümle Kelepçesi (Satzklammer) kuralı burada da geçerlidir.
- Aufstehen (Kalkmak):
- Du: Steh sofort auf! (Derhal kalk!)
- Ihr: Steht bitte auf! (Lütfen kalkın!)
- Sie: Stehen Sie auf! (Kalkınız!)
- Zuhören (Dinlemek):
- Hör mir gut zu! (Beni iyi dinle!)
7. “Wir” Formu (Adhortativ): Hadi Yapalım!
Bazen emri sadece karşıya değil, kendimizin de dahil olduğu gruba veririz. İngilizcedeki “Let’s go” yapısıdır.
- Gehen wir! (Hadi gidelim!)
- Essen wir! (Hadi yiyelim!)
- Lass uns gehen! (Hadi gidelim – daha samimi versiyon)
8. Nezaket ve Tonlama: “Bitte” ve “Doch”
Almancada “Komm!” demek bazen çok sert ve kaba algılanabilir (Köpeğe seslenir gibi). İletişimi yumuşatmak için Modalpartikel dediğimiz küçük kelimeler kullanırız.
- Bitte (Lütfen): Cümlenin başında, ortasında veya sonunda olabilir.
- Komm bitte her.
- Mal (Bir, hele): Cümleyi yumuşatır, “bir bakıver” gibi bir hava katar.
- Guck mal! (Bir baksana!)
- Doch (Hadi ama): Teşvik eder.
- Komm doch rein! (Hadi içeri gelsene!)
Konuyla İlgili 10 Örnek Cümle
A. “Du” Formu (Sen – Samimi)
- Mach bitte das Fenster auf!(Lütfen pencereyi aç! – Ayrılabilen fiil: aufmachen)
- Lies den Text laut vor!(Metni sesli oku! – Düzensiz fiil: lesen $\rightarrow$ lies)
- Fahr nicht so schnell!(O kadar hızlı sürme! – Dikkat: “ä” incelmesi kalktı, fahr oldu.)
- Sei nicht traurig, alles wird gut!(Üzgün olma, her şey güzel olacak! – “Sein” fiili)
B. “Ihr” Formu (Sizler – Çoğul Samimi)
5. Wartet hier auf mich!
(Burada beni bekleyin!)
6. Esst euer Gemüse auf!
(Sebzelerinizi bitirin/yiyin!)
7. Hört dem Lehrer gut zu!
(Öğretmeni iyi dinleyin! – Ayrılabilen fiil: zuhören)
C. “Sie” Formu (Siz – Resmi)
8. Unterschreiben Sie bitte hier unten!
(Lütfen burayı imzalayınız!)
9. Nehmen Sie bitte Platz!
(Lütfen yer alınız / oturun!)
10. Rufen Sie mich morgen an!
(Beni yarın arayınız! – Ayrılabilen fiil: anrufen)
Dikkat Et:
- Du formunda “Sprich!” (Konuş!) derken “e” harfi “i” oldu.
- Sie formunda “Sprechen Sie!” (Konuşunuz!) derken fiil mastar halinde kaldı.
- Ayrılabilen ekler (auf, an, zu) cümlenin en sonunda yer aldı.